Halil İbrahim Kater

Halil İbrahim Kater

Ölümsüzleştiği tarih: 15 Eylül 1980

Amed’e bağlı Gömmetaş köyünde 1961 yılında dünyaya gelen Halil İbrahim Kater, maddi sıkıntılardan dolayı yokluk içinde büyüdü.

Daha çocuk sayılabilecek yaştayken tanıştı TKP-ML ile. İzmir Buca Lisesi’nde liseli gençlik içinde faaliyet yürüttü.

Buca Lisesi’nden yoldaşı Hasan Hakkı Erdoğan yıllar sonra “Xello’nun Biyografisi” adını verdiği şiirinde onu; “İnce uzun, omuzları çökük, kolları ta dizlerine kadar uzanan, hafiften bir kabadayı, üstelik de sigara içen bir delikanlıdır” dizeleriyle anlatır.

Gençliğin anti-faşist, anti-emperyalist faaliyetlerinde aktif olarak yer aldı.

Halil İbrahim Kater yoldaş, İzmir’de Armenak Bakır’ın kaçırılması eyleminde de görev aldı. Bu eylemden sonra aranır duruma düşünce parti onu Kürdistan bölgesinde görevlendirir. 1978 yılından itibaren Elbistan’da, Gavur Bağları’nda devrimci faaliyet yürütür. 1979 yılı başında Maraş Katliamı sonrasında ilan edilen sıkıyönetime karşı Elbistan’da dağıtılan parti bildirileri sonrasında H.Hakkı Erdoğan’la birlikte yoldaşları Ali Kepez’in evinde tutsak düşerler. Sahte kimlikleri nedeniyle serbest bırakılırlar.

Halil İbrahim Kater yoldaş daha sonra Urfa Siverek bölgesinde faaliyet yürütmeye başlar. Akıcı Kürtçesi ile propaganda çalışmaları yürütür. Halkla çok sıcak ilişkiler kurar.

Siverek Bağlar Mahallesi’nde kırsal alana çıkarılacak gerilla birliğinin hazırlıkları sırasında, 12 Eylül Askeri Faşist Cuntası’nın ilk haftasında, 15 Eylül 1980’de dikkatsizlik sonucu yaşanan kaza kurşunuyla ölümsüzleşti.

Halil İbrahim Kater ölümsüzleştiğinde Parti Aday Üyesi TİKKO Komutanı’ydı.

 

XELLO’nun BİYOGRAFİSİ

I

Menderes’in tahttan düşüp
Gürsel Paşa’nın tahta geçtiğinden
Bir yıl sonra gelir dünyaya
Zaliminden bir ağası
Bolcana kan davası olan
Bir köyünde Diyarbekir’in.
Oğlan oldu diye sevinir babası
İlk defa
Herkesin yanında
Öper anasını
Ne aşiret reisine
Ne de aile büyüğüne danışmaz
Ben koyacağım oğlumun adını der
Ve Halil İbrahim koyar adını babası
Ama anası
Kardeşleri
Arkadaşları
Hep Xello diye çağırırlar onu
Sonradan mektebe gittiğinde öğrenir
Bir de İBO’sunun olduğunu
Sonunda Xello’sunun.

II

Her çocuk gibi o da
Ağlayarak gelmiştir dünyaya
Sonra gülmesini öğrenir
Ardından “nan nan” demesini
Sırasıyla yürümesini
Kuzu gütmesini
Anası tarlada ekin biçerken
Ardından başak toplamasını öğrenir
Çift sürmesini öğrenemez
Hayal meyal hatırlar
Babasının 7.65 Browningini uzatıp
Beyaz giysiler içerisindeki hayalet adama,
Yedi kurşun sıktığını namus uğruna.

III

Göç ederler bu sebeb üzre
Diyarbekir Kalesinin dibinde köhne bir eve
Bu kadar insanı bir arada
Kaçağa giderken mayın tarlasında can veren
Sexmuş’un mezarında görmüştür ilk defa
Bir de
Diyarbekir çarşısında lastik almaya indiğinde babasıyla
Şaşar kalır
Sonradan
Burada her gün Şehmus mü ölüyor diye
Sorar anasına..

IV

Okula başladığı yıl
Ayakkabı boyacılığına da başlar
İşten vakit buldu mu
Doğru kaleye koşar
Çocuklarla körebe oynamaya
Kendisiyle alay etmelerine aldırmadan.
Okumayı yazmayı
Biraz geç söker ya
Söker sonunda
İlk soktuğu fis
Baba bana bal al olur
Evde tekrarlayıp durur
Herkes güler kendisine
O bir ninni söyler gibi
Devam eder
Baba bana bal al baba bana bal al
Anası,
Bir lokma ekmeğin daha
Girmesi için eve
Fazla kazanmasını ister
O da düşünür taşınır
Ve büyük bir karar verip
Çareyi
Askeriyeye demir çalmaya giden
Çocukların arasına katılmakta bulur
Ve bu işi yaparken kendisini
Hep Şehmus’a benzetir.
Bir seferinde
Tam tel örgüyü aşıp
Malı kurtarırken
Yapışır ensesine
Jandarmanın kocaman eli
Başar tokadı jandarma
Başar tokadı bakmadan gözünün yaşına..
Xello
Tekmeyi kıçına yiyip
Menzili aştığında
Döner
Ve sadece
Ana avrat küfreder.
O gece yatağa girdiğinde
Başlar düşünmeye
Benim adım neden Şehmus değil diye..

V

Bir akşam üzeri
Babası dayar kamyonu
Köhne evin önüne
Anlar Xello
Her şeyin farkındadır artık
Çocuk değildir
On üçünde mi
On beşinde mi
İnce
Uzun
Omuzları çökük
Kolları ta dizlerine kadar uzanan
Hafiften kabadayı
Üstelik sigara da içen
Bir delikanlıdır
Anlar babasının milyonluk bir şehirde
Ekmek aramaya karar verdiğini
Ve kendisini
Bilmediği
Yepyeni bir hayatın beklediğini…

VI

İlk önceleri
Şehir kızlarının kot pantolonlar içerisindeki
Tombul kıçlarına takılır gözleri
Utanır
Sıkılır
Ve kısa sürede anlar
“Onlardan kendisine hayır gelmeyeceğini”
Ayakkabı boyacılığını delikanlılığına yediremez
İnşaata başlar büyükleri gibi
Çalışır saatlerce
Durup dinlenmeden
Ve kendisine hedef beller
“Usta” olacağım der.

VII

Derme çatma iskeleler üzerinde
Sıva yaparken
Lüks banyolarda fayans döşerken
İnci gibi yarattığıyla
Sahip olduğu arasındaki
Çelişkiyi düşünür sürekli
Öfkelenir
Bağırır
Çağırır
Ve düşünceleri
İçerisinden çıkılmaz bir hal alır
Ta ki,
Öğleyin kahvede
Yorgunluk çayını yudumlarken tanıştığı Çerkez’le
Dost oluncaya kadar..

VIII

Düşüncelerinde bir berraklaşma başlar
Anlatır Çerkez
Anlatır geceler boyu
Dinler Xello
Sorduğu kısacık sorular dışında
Sabırla..
“Emperyalizm” der Çerkez
“Feodalizm, sınıflar, artı değer”
Neymişiz biz meğer der Xello
“Devrim” der zordur
Bir inşaatı yapmaktan daha zor
Emek ister
Kararlı bir birlik
Kızıl bir ordu
Önder bir parti ister.
“Parti” der
“Bir inşaatın yapımını yöneten
Mekanizmaya benzer.
Kimisi temel kazar
Harç karar
Duvar örer
Sıva yapar
Fayans döşer kimisi
Karmaşıktır biraz işler”
Peki nerede bu parti diye
Sorar Xello
“Her yerde
Fakat hiç bir yerde”..
Pek bir şey anlamaz bundan önceleri..

IX

Xello partiyi tanır
Ve onun önderliğindeki ordunun
Bir savaşçısı olur
Ve günlerden bir gün
Babasının namus uğruna
Hayalet adama doğrulttuğu silahını
Bir yoldaşını zindandan kurtarmak için
Kendisine acımadan tokadı basan
Jandarmaya doğrultur…

X

Sonra döner
Bir “hiç” olarak ayrıldığı
Diyarbekir’e…
Yürür geceler boyu
Urfa’ya, Siverek’e uzanır…
Anlatır durur
Bal akar ağzından konuşurken
“Devrim” der
“Zordur, çift sürmekten,
Güneşin altında, Harran ovasında
Orak biçmekten” …

XI

Ve hain bir gecede
Siverek’te
Uykudayken dağ taş
Uykudayken cümle alem
Orak ve şaban
Lanet olasıca kör bir kurşun
Yırtarak gecenin karanlığını
Saplanır umut dolu yüreğine…
Xello şaşkınn biçare
Gözleri dolu dolu
Gider ölüme
Yaşamının baharında
Daha ondokuzunda…
Sitemi
Ölümün serseriliğine…

XII

Senin ciğerini dağlayan kürsünün
Tetiğini çeken eli
Kırmak istiyorum
Ama bu düşman eli değil ki
İşte bu var ya Xello
Kahrediyor beni…

XIII

Çok uzaklardan
Uzun fistanlı
Başı sarıklı
Bir Kürt kadınının
Feryadı böler geceyi
“Ben öleydim oğul, oğul
Ben öleydim…”

 

Hasan Hakkı ERDOĞAN