Ölümsüzlüğünün 45. yılında Başkan Mao Zedung’u Anıyoruz!

Ölümsüzlüğünün 45. yılında Başkan Mao Zedung’u Anıyoruz!

Ön Açıklama: Bu belge Partimiz TKP-ML’nin Mao Zedung’un 3. ölüm yıldönümü nedeniyle yayımladığı bildiridir. Bildiri, RCPUSA’nın “Revolution” dergisinin Ekim-Kasım 1979 tarihli sayısında İngilizce olarak yayımlandı.

Bildiride ifade edilen kimi görüşler gelinen aşamada Partimiz TKP-ML tarafından aşılmıştır. Mao Zedung yoldaşın ölümünden sonra, ona ve Marksizm-Leninizm’e yönelik bir saldırının varlığı biliniyor. Bu saldırganlığa karşı partimizin Mao Zedung’u savunması önemlidir. Bir kez daha ifade ediyoruz ki; Maoizm savunulmadan Marksizm-Leninizm savunulamaz!

Belgeyi Mao Zedung yoldaşın ölümünün 45. yılı nedeniyle yayımlıyoruz.

 

ÖLÜMÜNÜN ÜÇÜNCÜ YILDÖNÜMÜNDE, ÇİN PROLETARYASININ ÖLÜMSÜZ ÖNDERİ YOLDAŞ MAO TSE-TUNG’U DERİN BİR SAYGI VE COŞKUYLA ANIYORUZ!

İŞÇİLER, KÖYLÜLER, ÇEŞİTLİ MİLLETLERDEN HALKIMIZ!

YURTSEVERLER, DEVRİMCİLER, YOLDAŞLAR!

9 Eylül, büyük Marksist-Leninist Mao Tse-tung’un ölümünün üçüncü yıldönümü. Mao Tse-tung, Türkiye proletaryası ve yoksul halkı kadar uluslararası proletarya ve ezilen dünya halkları için de muazzam bir öneme sahiptir. Çünkü bugün Mao Tse-tung’un şahsında işçi sınıfının ideolojisi dört bir yandan vahşi bir saldırı altındadır. Partimiz TKP-ML (Türkiye Komünist Partisi-Marksist Leninist), Mao Tse-tung’un ölümünün üçüncü yıldönümünde, onun savunulmasının, dünya çapında emperyalizme, sosyal-emperyalizme ve onların uşaklarına karşı yürütülen proleter devrim mücadelelerinin daha da gelişmesi için vazgeçilmez olduğunu yüksek sesle ilan ediyor. Partimiz TKP-ML, Marksizm Leninizm’in savunuculuğunun ancak ve ancak Mao Tse-tung’un katkılarının savunulmasıyla mümkün olduğunu dost ve düşmanlara bir kez daha kesin bir dille duyurur.

Emperyalistler, sosyal-emperyalistler ve onlara çalışan uşakları yıllardır Mao Tse-tung’a acımasızca saldırıyorlar. Onları böyle kuduz bir histeriye iten nedir? Bunun nedeni, Mao Tse-tung’un Lenin ve Stalin’in yolunda sağlam bir şekilde yürüyerek, işçi sınıfının yarı-feodal, yarı-sömürge ülkelerde emperyalizmin, komprador-kapitalizmin ve feodalizmin ezdiği halklara, Demokratik Halk Devrimi’nden sosyalizme doğru rehberlik etmek için nasıl önderlik ettiği sorusu üzerine proletaryanın devrimci teorisine ölümsüz katkılarda bulunmasıdır. Ayrıca Mao Tse-tung, Diyalektik Materyalizm alanında ve sosyalizm altında sınıf mücadelesini sürdürme sorunu konusunda da Marksizm-Leninizm’e önemli katkılarda bulundu.

Mao Tse-tung ve onun liderliğinde ÇKP, Çin proletaryasının ve halkının, Halk Demokratik Devrimi’ni başarıyla tamamlanmasını sağlamasına öncülük etti. Böylece 600 milyonluk bir halkı emperyalizmin kanlı pençelerinden kurtardı, aynı zamanda Stalin liderliğindeki Sovyetler Birliği’ne sosyalist anavatanın savunulmasında paha biçilmez bir yardım sağladı.  Ve pratikte yarı-feodal ve yarı-sömürge ülkelerin halklarına özgürlük yolunu işaret etti. Mao Tse-tung liderliğindeki Çin proletaryası ve ÇKP, bu noktada yetinmedi; sosyalist devrimi de gerçekleştirmek için ileriye doğru yürüdü. Sosyalizmin inşası mücadelesinde, Mao Tse-tung rehberliğindeki Çin proletaryası, hala tüm revizyonistler ve emperyalistlerin kalbine korku salan Büyük Proleter Kültür Devrimi ile sosyalizm altında devrimin nasıl sürdürüleceğine dair parlak bir örnek verdi. Mao Tse-tung rehberliğindeki ÇKP, Sovyetler Birliği’nde Kruşçev-Brejnev revizyonizminin kapitalizmi yeniden kurmasına kararlı bir şekilde karşı çıktı, uluslararası proletaryanın Rus sosyal emperyalizmi olgusunu kavramasına öncülük etti ve ortaya çıkan bu yeni, güçlü emperyaliste karşı mücadelede dünya halklarına izlenecek yolu gösterdi. Bu nedenle, dünya karşı devrimci cephesinin tüm silahlarıyla Mao Tse-tung’a saldırması beklenen bir şeydir ve doğaldır.

Hepimiz biliyoruz ki ülkemizde devlet, basın, komprador-patron ve büyük toprak sahiplerinin sözcüleri esas saldırılarını “Maoucu”  dedikleri kişilere karşı yönlendiriyorlar. Bunu devrimcileri tecrit etmek ve halkın gözünde itibarsızlaştırmak için yapıyorlar. Bir zamanlar, ayrım gözetmeksizin tüm yurtseverlere, demokratlara ve devrimcilere “komünist” diyerek saldırırlardı. Daha sonra halk için “komünizmin” öcü olmadığı ve aksine “komünist” olarak damgalananların aslında baskı ve sömürüye karşı çıkan yurtseverler ve devrimciler olduğu ortaya çıktığında, “Maocu teröristler/anarşistler” çığlıklarıyla saldırmaya başladılar. Gerçekte, “Maocu” diye iftira atmaya çalıştıkları güçler, emperyalizme ve sosyal-emperyalizme karşı çeşitli derecelerde karşı duran geniş bir devrimci yelpazesi oluşturuyordu. Partimiz TKP-ML dışındaki bu devrimci örgütler, özünde yalnızca, Mao Tse-tung’un sıkı bir şekilde savunduğu Marksizm-Leninizm’i birkaç küçük sözle, ulusal ve demokratik devrim teorisini ve bu devrimin tek stratejisi, Mao Tse-tung tarafından geliştirilen ve bizimki gibi yarı-feodal ve yarı-sömürge ülkelere uygulanabilen Halk Savaşı’nı kabul ediyormuş gibi yapıyorlardı. Bugün, Mao Tse-tung’u Marksist-Leninist olmamakla suçlayarak, egemen sınıfların kendilerine yönelik baskısını önlediler.

ERKEK VE KIZ KARDEŞLER!

“Maocu” diye bir şey yoktur. Bu, egemen sınıfların halkımızı şaşırtmak, ideolojik olarak etkilemek ve gerçeklerden uzaklaştırmak için bilinçli olarak uydurduğu bir ifadedir. Var olan, gerçek komünistler, Marks, Engels, Lenin, Stalin ve Mao Tse-tung yoldaşların çizdiği yolda yürüyen işçi sınıfının siyasi öncüsüdür.

TKP (Türkiye “Komünist” Partisi), TİP (Türkiye İşçi Partisi) ve TSİP (Türkiye Sosyalist İşçi Partisi) gibi sosyal-faşist örgütler ve Rus sosyal-emperyalizminin ülkemizdeki ücretli uşakları da Marksist-Leninistlere “Maocu Bozkurtlar” diye saldırmaktadırlar; onların saldırıları da normaldir, çünkü onların ve efendilerinin karşı devrimci özünü sürekli olarak ortaya çıkarttık. Geçmişte, Rus sosyal-emperyalizmine karşı çıkan ve halk savaşı stratejisini savunan bazı küçük-burjuva devrimciler, sadece kelimelerle de olsa, bu sosyal-faşist saldırının da hedefindeydiler; ancak, bu ateş hattından geri çekilerek, artık “rahatlarını” sağladılar. Ve şimdi biz komünistlerden “Maocu” olarak bahsediyorlar ve sosyal-faşistlerle birlikte ortak eylemler düzenlemeye başladılar.

Komprador-burjuvazinin ve toprak sahiplerinin “Maocu” diye bağırıp öfkeyle ayağa kalkmaları boşuna değildir; çünkü bizimki gibi bir ülkede, Mao’nun Lenin ve Stalin’den devralıp daha da geliştirdiği Demokratik Halk Devrimi teorisi ve Halk Savaşı stratejisi, işçi sınıfına ve halkımıza kurtuluşa giden yolu ve ilk hedefini açıkça göstermektedir. “Halk Savaşı”, “Kızıl Üs Bölgeleri” ve “kırlardan şehirleri kuşatmak” gibi formülasyonlar, egemen sınıfları korkutmaya yetiyor. Çünkü bu teorinin arkasında, kesinlikle yenilgilerine neden olacak ve kanlı saltanatlarına son verecek yolu görüyorlar.

ERKEK VE KIZ KARDEŞLER!

Şu anda Mao Tse-tung’a yönelik saldırılar sadece egemen sınıflar tarafından gerçekleştirilmiyor. Uluslararası alanda Mao Tse-tung’un gerçek bir komünist olup olmadığı tartışması gündeme geldi. Bu, Arnavutluk’taki ulusal ve demokratik devrimi yöneten, sosyalizmin inşasında Arnavut proletaryasına rehberlik eden ve ÇKP ile Kruşçev modern revizyonizmine karşı mücadele eden ve hala Marksist-Leninist olarak gördüğümüz AEP(Arnavutluk Emek Partisi) tarafından başlatılmıştır. AEP sorumsuz bir şekilde Mao Tse-tung ve onun liderliğindeki ÇKP’nin mücadelesini anti-Marksist-Leninist ve karşı devrimci ilan etti. Mao Tse-tung’un “Üç Dünya” karşı devrimci teorisinden sorumlu olduğunu ve hain Teng-Hua kliğinin Mao Tse-tung çizgisini sürdürdüğünü iddia etti. AEP’in bu vahim hatası, dünya çapındaki bütün renklerden oportünistleri ve revizyonistleri memnun etti ve proletarya liderliğindeki devrimleri sabote etmelerinde onlar için bir güç kaynağı haline geldi.

Ülkemizde küçük-burjuva devrimci örgütler, AEP’in bu anti-Marksist-Leninist görüşünü sıçrama tahtası olarak kullanarak Mao Tse-tung’a kudurmuş bir şekilde saldırmaktadırlar. Mao Tse-tung’a saldırıları özünde Mao Tse-tung adının arkasında duran Marksizm-Leninizm’e ve özellikle yarı-feodal, yarı-sömürge toplumsal yapılara, yani toprak devrimine ve Halk Savaşının somut uygulamasına yöneliktir. AEP gibi bir partinin prestijine güvenerek Halk Savaşı’nın “yükünü” omuzlarından attıkları için memnunlar. Hem “Marksist-Leninist” maskesine tutunabilme hem de Marksizm-Leninizm’e aynı anda vahşice saldırabilme beklentisiyle ellerini ovuşturuyorlar. Ama ne yazık ki yanılıyorlar, çünkü hesap ettikleri tavuklar asla yumurtadan çıkmayacak. Hain yüzleri ve teslimiyetçi doğaları zaten ortaya çıkarılmaya devam ediyor ve sosyal pratiğin asit testinde daha da ayrıntılı bir şekilde ortaya çıkacak. Partimiz TKP-ML’nin Marksizm-Leninizm’i kararlı bir şekilde savunması bu saldırıları geriletecek; Halk Savaşı’nın alevleri arasında tasfiye edileceklerdir.

İŞÇİLER, KÖYLÜLER, HALKIMIZ!

YURTSEVERLER, DEVRİMCİLER!

Mao Tse-tung Marksizm-Leninizm’e birçok önemli katkıda bulunan komünist bir önderdir. Onun çalışmalarına karşı sorumsuzca davranmak sadece karşı devrim için mühimmat sağlayacaktır. Partimiz, Mao Tse-tung’un belli hatalar yapmış olabileceği ve bunların Marksizm-Leninizm tarafından yönlendirilen bir soruşturma ile gün ışığına çıkarılması gerektiği görüşündedir. Ancak böyle bir soruşturma, uluslararası komünist hareketin yarım asırlık tarihinin genel değerlendirmesinin bir parçası olmalıdır. Mao Tse-tung’un değerlendirmesinde, bir dizi temelsiz hatayı ardı ardına sıralayarak ona atfetmek ve Marksist-Leninist olmadığı sonucuna varmak, Marksizm-Leninizm biliminden uzak bir yöntemdir. Mao Tse-tung’un eseri Marksist-Leninist’tir. Aksini savunmak, Marksizm-Leninizm’i savunmak değildir; bu, işçi sınıfının devrim ve toplumsal kurtuluş hedefini savunmaktan vazgeçmek ve özellikle yarı-feodal, yarı-sömürge ülkelerde köylülüğün rolünü, toprak devrimini ve proletaryanın önderliğindeki Halk Savaşı aracılığıyla kurulacak Demokratik Halk Diktatörlüğünü terk etmek anlamına gelir. Revizyonist Troçkist bir bakış açısına batmaktan başka bir şey ifade etmez.

ERKEK VE KIZ KARDEŞLER!

Mao Tse-tung’a ve halkımızın Bağımsızlık ve Halk Demokrasisi mücadelesini yükseltmesindeki katkılarına sahip çıkalım. Mao Tse-tung’un katkılarını Marksizm-Leninizm’den koparmaya çalışan revizyonistler ve fırsatçıları içimize almayalım. Küçük-burjuva grupların şeflerini ihanet ve teslimiyet bataklığında bırakarak, Demokratik Halk Devrimi’ne doğru ilerleyelim. Marksizm Leninizm’in aydınlık yolunda yürüyen Partimiz TKP-ML’nin yükseklerde tuttuğu kızıl sancağın etrafına sıkıca sarılalım. Örgütlenelim! Partimizin önderliğinde, Halk Savaşı yolunda kararlılıkla ilerleyelim!

 

Yaşasın Marksizm-Leninizm! Mao Tse-tung Savunulmadan Marksizm-Leninizm Savunulamaz!

Çin Proletaryası ve Çin Halkının Şanlı Mücadelesi, Demokratik Halk Devriminin Yolunu Aydınlatıyor!

Çin Proletaryası Devlet İktidarını Gaspeden “Üç Dünya”cı Modern Revizyonistleri Ezecektir!

Modern Revizyonizme, Troçkizm’e ve Her Türlü Oportünizme Ölüm!

Emperyalizme, Sosyal-Emperyalizme ve Tüm Gericilere Ölüm!

Zafer Marksizm-Leninizme, Uluslararası Proletaryaya, Dünyanın Mazlum Halklarına Ait Olacak!

 

Merkez Komite

TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ/MARKSİST-LENİNİST

9 Eylül 1979

Englısh: https://www.tkpml.com/remembering-chairman-mao-zedong-on-the-45th-anniversary-of-his-immortality/