TKP-ML MK: Emperyalizme, Kapitalizme, Faşizme, Patriarkaya ve Her Türden Gericiliğe Karşı YAŞASIN 1 MAYIS!

Açıklama No 2023/5

Emperyalizme, Kapitalizme, Faşizme, Patriarkaya ve Her Türden Gericiliğe Karşı

YAŞASIN 1 MAYIS!

1 Mayıs, enternasyonal proletarya ve ezilen emekçi halklar için Birlik iradesi, Mücadele kararlılığı ve Dayanışma ifadesidir. 1 Mayıs yüz yılı aşkın bir süredir, işçi sınıfı ve emekçilerin onları iliğine-kemiğine kadar sömüren, yoksulluğa mahkum eden, onurunu ayaklar altına alan, baskı altında tutan, katleden emperyalist, kapitalist, faşist tüm gerici güçlere ve sınıflara karşı mücadelesinin en kızıl günüdür.

1 Mayıs’ı karşıladığımız sürece baktığımızda bir yanda emperyalist-kapitalist sistemin ekonomik ve buna bağlı olarak yaşadığı politik kriz sarmalını ve bu sarmaldan kurtulmak için işçi sınıfı başta olmak üzere tüm emekçi sınıf ve katmanlara yönelik saldırganlığını görüyoruz. Diğer yandan emperyalistlerin kendi aralarında dünya pazarları üzerindeki hegemonya mücadelesinin giderek tırmandığını, karşılıklı hamleler ve savaşlarla keskinleştiğini görüyoruz. Bu durum, işçi sınıfı ve dünya halkları için son derece tehlikeli bir tehdit ve saldırı konseptini oluşturuyor. Yani krizin faturası sadece mali olarak değil, hayatları pahasına ezilen dünya halklarına çıkartılmaya çalışılıyor.

Gelinen aşamada, ABD, İngiltere ve Avrupalı emperyalistlerle, kendilerinden sonra tarih sahnesine çıkan Çin ve Rusya emperyalistlerini hasım güçler olarak karşı karşıya gelmiş ve bloklar giderek daha belirgin bir hal almıştır. Bu güçler ve arkalarında sıralanan ülkeler arasındaki çıkar ve nüfuz kavgası, Ortadoğu, Latin Amerika, Afrika, Asya-Pasifik hattı ve en nihayetinde Ukrayna’da ete-kemiğe bürünmüş ve üst boyutlara tırmanmıştır. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgal saldırısı, emperyalistler arasındaki çatışmayı daha da şiddetlendirirken, nükleer silahların da devreye gireceği yeni bir dünya savaşı riskini artırmıştır.

Dünyanın dört bir yanı çatışma ve kriz merkezleri olarak ateş hattında durmaktadır. Bu sadece emperyalistler arasındaki savaşlar açısından değil, örneğin çeşitli sebeplerle doğduğu ülkeden başka bir ülkeye göç edenlerin sayısındaki artış açısından da böyledir. Dünya genelinde başka ülkelerde göçmen-mülteci ya da sığınmacı olarak yaşayan insanların sayısı 281 milyonun üzerine çıkarken, bu sayı dünya nüfusunun yüzde 3.6’sına tekabül ediyor.

Emperyalist-kapitalist sistemin yarattığı diğer bir tabloda ise dünya zenginleri ile yoksulları arasındaki oranın giderek açılması var. Son verilere göre küresel çapta 5.3 milyar yetişkin nüfusun sadece yüzde 1.2’si küresel servetin yüzde 47.8’ini yani neredeyse yarısını elinde tutarken, “en alttakiler”, yani yetişkin nüfusun yüzde 50’si olan 2.8 milyar kişi ise yüzde 1.1’ine sahip. Bu tabloda bir milyara yakın çocuğun çok boyutlu yoksulluk yani beslenme veya temiz su gibi temel ihtiyaçlardan dahi yoksun olması var. Bu tabloda her yıl dünyanın çeşitli yerlerindeki savaşlarda yaşamını yitiren on binden fazla insan var…

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonomik kriz, geçtiğimiz yıla kadar süren pandemi ve yakın zamanda yaşadığımız depremler yoksulun daha da yoksullaştığı, zenginin daha da zenginleştiği tabloyu işi sınıfı ve ezilen halkımız için daha da kara bir hale getirdi. Forbes’in dergisinin bu yıl yayımlanan milyarderler listesine Türkiye’den giren 26 zenginin on beşinin serveti geçtiğimiz yıla göre artışta. Birbirlerinin mallarına çöken burjuvazi, mafya, devlet bürokratları, hükümet, ordu ve polis güçleri halkın bir somun ekmeğine dahi gözlerini dikerken ortaklaşmakta, emekçilerin cebinde -kalmışsa eğer- üç kuruşuna da gözünü dikmekte.

Bu tablo içinde, aldığı maaş ev kirasına yetmeyen işçi sınıfının, elindeki topraktan aldığı ürün mazot parasını karşılamayan köylülerin ve tarım emekçilerinin, her gün hakları birer birer yok edilerek şiddete, yoksulluğa ve katledilmeye mahkum edilen kadın ve LGBTİ+ların, gelecek hayali dahi kuramayan gençlerin, depremde canlarını, yaşamlarını kaybetmiş halk ve devrimciler, ilericiler dışında uzanan bir el görmemiş depremzedelerin, üzerlerinde düşman hukuku uygulanan Kürtlerin, Alevilerin… öfkesi son yıllarda giderek büyümüş, bu öfke sadece AKP-MHP faşist iktidarına değil, bir bütün sisteme yönelmiştir.

Bugün bu “ölüm-kalım” mücadelesi gibi gösterilen seçim oyununun en temel hedefi, öfkenin sistemin dışına çıkmasını engellemek, hangisi olursa olsun burjuva kliklerden birinin arkasına yedeklemek, bu sömürü sistemine ve dolayısıyla devlete yönelmesini engellemektir. Ancak bu sömürü ve katil sistemin devamını sağladıktan sonra alınterimizi paylaşmaya sıra gelmekte, bunun için vaat üstüne vaatlerle bu oyuna Cumhur-Millet İttifakları denklemiyle dahil edilmeye çalışılmaktayız.

Oysa;

Kazandığı parayı nereye harcayacağını bilemeyen ama yine de gözü kârdan başka bir şey görmeyen burjuvaların tüm servetleri ve her yıl üzerine ekledikleri milyar dolarlar biz işçi sınıfı ve emekçi halkın alınteridir, bizden gasp ettikleri emeğimizdir, beslenme çantasına bir şey koyamadan okula gönderdiğimiz çocuklarımızın rızkıdır, depremde kurtarılmayı beklerken kaybettiğimiz insanlarımızın canıdır, katliam ve siyasi soykırım operasyonlarıyla hizaya sokulmak istenen Kürt ulusunun özgürce ayrılma hakkıdır…

Bizden aldıklarını ve almaya çalıştıklarını R.T.Erdoğan-K.Kılıçdaroğlu ya da Cumhur-Millet İttifakı ikileminden kurtarmak, dünyayı kan gölüne çevirmek isteyen emperyalistlere dur demek, anti-emperyalist mücadeleyi büyütmek, Demokratik Halk İktidarı için mücadeleyi yükseltmek için 1 Mayıs Birlik-Mücadele ve Dayanışma Günü’nde mücadele alanlarında olalım!

Sesimizi kısmalarına, irademizi teslim almalarına, sıtmaya ya da bataklığa mahkum edilmeye karşı mücadelemizi yükseltelim!

1 Mayıs 2023’ü yeni devrimci atılımlar için direnişin, mücadele etmenin, halk savaşlarının yolunu döşemenin aracı kılalım.!

Yeni baharlar için ayağa kalkalım!

Yaşasın enternasyonal proletaryanın birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs!

Bijî 1’ê Gulanê! Yaşasın 1 Mayıs! Կեցցէ՛ 1 Մայիս! Skidas 1 Maisi!

Türkiye Komünist Partisi Marksist-Leninist (TKP-ML)

Merkez Komite

Nisan 2023