Nergiz Gülmez

Ölümsüzleştiği tarih: 11 Nisan 2001

1970 yılında işçi bir ailenin çocuğu olarak İstanbul Maltepe’de dünyaya gelir. Okul yaşamı 1978 yılında Maltepe Afyon İlköğretim Okulu’nda başlar. İlkokuldan sonra orta ve liseyi de Maltepe’de okur. Ortaokulda öğrenciyken yaz tatillerinde küçük işletmelerde çalışarak ihtiyaçlarını giderir ve aile bütçesine katkıda bulunur. Nergiz devrimci değerleri daha çocuk yaşta ailesinden kazanır. 1989-1990 sürecinde Kartal Halkevi ve Yeni Demokrasi Dergisi çalışanıdır. Legal çalışmanın yanısıra bu dönemde illegal olarak İsmail Oral’a bağlı olarak hapishane kuryeliği yapar.

1991’de illegal işçi komitesinde ileri militan olarak konumlandırılır. 1992 yılında Proletarya Partisi Nergiz’e Parti Aday Üyeliği teklifinde bulunur.  İdeolojik olarak her göreve hazır olduğunu, fakat Parti üyeliği için siyasi olarak yeterli olmadığı konusunda çelişkili olduğunu belirtir. Çelişki kısa sürede çözülür ve Aday Üye yapılır. Bu konumda mücadelesini sürdürürken 1993 yılı mart ayında Partiye yönelik genel operasyonda düşmanın eline geçer. Düşman karşısında boyun eğmeyenlerdendir.

Somut bir delil olmadığından DGM’den serbest bırakılır.  Yeni çalışma alanı Özgür Gelecek gazetesidir. 1993 Ekim ayında yayınevi sahibi olarak tutuklanır. Adapazarı Hapishanesi’ne konulur. Tutsaklar Açlık Grevine başlar. O da direniştedir. Eylem başarıyla sonuçlanır. Şehir dışına gönderilen tutsaklar İstanbul Sağmalcılar Hapishanesi’ne getirilir. 1994 yılının ilk günü Sağmalcılar Hapishanesi’nden tahliye olur ve görevlerine devam eder.

KÖK sürecinde İstanbul Semt Parti Komitesinde görev alır. Darbelenen Partinin toparlanmasına katkı sağlar. 2. OPK’da özel görevlidir. 2. OPK sonrası İstanbul İşçi Parti Komitesi üyesidir. Alanı Çorlu’dur.

9 Şubat 1996’da gittiği bir randevuda bir yoldaşının ilkesiz davranışı sonucu yakalanır. Sorguda tavizsiz duruşunu yine gösterir. Tutuklanır. Sağmalcılar Hapishanesi’nde 1996 Ölüm Orucu direnişinde bulunduğu süreçte Ölüm Orucu direnişindeki yoldaşlarına bakma görevini üstlenmiştir.

1996 Ölüm Orucu’nun zaferle sonuçlanmasından yaklaşık bir yıl sonra Ümraniye Hapishanesi’ne sevkinin çıkması ve 19 Aralık katliamı sürecinde 4 gün süren Ümraniye direnişinde yerini alan Nergiz Gülmez, Açlık Grevi’nin 10. gününde gaz bombaları, kurşunlar içerisinde çok ağır yaralananların başucundadır. Sürekli nöbet tuttuğu koğuşun yakılmasının ardından yaralananların nöbetini tutmaya ve tedavilerine yardım etmeye başlar. Götürüldüğü Kartal Özel Tip Hapishanesi’nde Ölüm Orucu direnişine başlar. Ölüm Orucu direnişini sürdürürken ölüm orucundaki deneyimlerini yoldaşlarına aktarmanın acelesindedir.

Tecrit koşullarında olanakların sınırlarını zorlayarak sadece mektuplarla da olsa bunu yerine getirmeye çalışır. Durumunun kötüleşmesi sonucu 17 Mart 2001’de Kartal Devlet Hastanesi’ne götürülür. Alınan karar doğrultusunda hastaneye kaldırılmayı protesto ederek su içmemeye başlar.

23 gün boyunca su içmeyen Nergiz Gülmez, Ölüm Orucu eyleminin 123. gününde, 11 Nisan 2001 tarihinde TKP-ML’nin ilk Ölüm Orucu şehidi olarak tarihe altın harflerle yazıldı.

Ölümsüzleştiğinde TKP-ML Üyesiydi.